Kanser Tedavisi Döneminde Yasaklar Neler?

Günümüzde kanser hastalığı ile çok sık karşılaşmaktayız ve kanser ile uğraşan bir hekim olarak her gün karşıma yeni vakalar gelmektedir. Her kanser vakasının tedavisi farklıdır, tedaviler kişiye özgüdür. Tedavilerin daha başarılı olabilmesi için de hastaların dikkat etmesi gereken noktalar vardır. Bu yazımda, kanser tedavisi döneminde hem günlük yaşamda hem de beslenmede dikkat edilmesi gereken noktaları sizlere aktaracağım. 

Günlük Yaşamda Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar

Öncelikle hastalarımızın kişisel bakımına dikkat etmesi gerekmektedir. Kanser tedavisi görürken enfeksiyonlar ile çok sık karşılaşmaktayız. Bu sebeple kişisel hijyeniniz tedavi sürecinde çok değerlidir. Belli periyotlarda ılık bir banyo yapılmasına, gün içinde 1-2 kez dişlerin fırçalanmasına, tırnak ve ayak bakımına önem verilmelidir. 

Bu dönemde enfeksiyonlardan korunmak amacıyla kalabalık, kapalı ortamlarda uzun süre kalınmamalıdır. Eve çok fazla ziyaretçi, misafir kabul edilmemelidir. Bu süreçte kanser hastası bir başkasına ne hastalığı ne de ilacı bulaştırır, etrafındaki insanlar hastaya enfeksiyon bulaştırabilmektedir. Bu süreçte açık havada dolaşılabilir, eş dost ile açık havada görüşülebilir. 

Evde beslenen kedi, köpek gibi hayvanların da enfeksiyon kaynağı olabileceği unutulmamalıdır.

Tedavi döneminizde cildinizde kuruma, dökülmeler olabilir. Banyodan ve el yıkamadan sonra mutlaka nemlendirici kremler kullanılmalıdır. Hassas ciltlere uygun, alkolsüz nemlendiriciler kullanılmalıdır. Çok sıcak suyla veya çok soğuk suyla banyo yapılmamalıdır. Cilde zarar verebilir.

Tedavi sürecinde cilt, güneş ışığına karşı dayanıksız hale gelmektedir, ciltte lekelenmeler oluşabilir. Tedavi sürecinde uzun süre güneşe maruz kalınacağı zaman mutlaka en az 30 faktörlü güneş koruyucu kremler kullanılmalıdır. 

Tedavi sürecinde cildin etkilendiği gibi tırnaklar da etkilenebilmektedir. Tedaviye bağlı tırnakların rengi, kalınlığı, dokusu değişebilir. Tırnakta sararma, çatlama, koyulaşma olabilir. Tedavi sürecinde tırnaklar temiz tutulmalı ve kısa kesilmelidir. Bu dönemde tırnaklara vazelin sürülerek kuruluk önlenmelidir. Ev işi yaparken temizlik ürünlerinin el cildini ve tırnakları etkilememesi için eldiven kullanılmalıdır. 

Beslenmede Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar

Kanser tedavisi sürecinde hastaların bizlere en çok sordukları konu beslenmedir. Özellikle yasak gıdalar var mı? Özellikle yenmesi gereken besinler var mı? şeklinde soruları duymaktayız. 

Kanser tedavisi görürken yasak olan, yenmemesi gereken besinler var mı? Evet var. Bazı besinler içindeki maddeler, kanser ilaçları ile etkileşime girerek ilacın etkinliğini azaltabilir ya da yan etkisini artırabilir. Bu besinler, genellikle ilacın metabolizmasında rol oynayan sitokrom adı verilen enzimleri etkilemekte ve ilacın metabolizmasında istenmeyen etkilere sebep olmaktadır. 

İlacın metabolizmasını etkileme potansiyeli yüksek olan ve tedavi sürecinde uzak durulması önerilen besinler ve bitkiler:

  • Greyfurt
  • Nar
  • Kan portakalı
  • Yıldız meyvesi (karambola)
  • Sarı kantaron
  • Ginseng
  • Ginko biloba
  • Deve dikeni 
  • Ekinezya 

Size tedavi veren hekiminize danışmadan herhangi bir bitki, bitki çayı veya ilaç kullanmamalısınız. 

Beslenme, hastaya, hastalığa ve evreye göre değişmektedir. Özellikle beslenme planlaması için hekiminizle, diyetisyen ile görüşebilirsiniz. 

Beslenmede en önemli iki nokta temiz ve sağlıklı beslenmedir. Tüketilen gıdalar iyi temizlenmelidir. Tedavi sürecinde vücudun savunma sistemi düşük olduğu için temiz ve hijyenik olmayan gıdalar hastada barsak enfeksiyonlarına neden olabilir. 

Genel olarak kanser tedavisi gören hastalar için en iyi beslenme tarzı Akdeniz tipi diyettir. Tedavi sürecinde kas dokusunun kaybını önleyecek dengeli, sağlıklı beslenmeye önem verilmelidir. Alkali diyet, ketojenik diyet gibi farklı diyetleri kanser hastaları uygulamamalıdır. 

Gün içerisinde beslenmede mutlaka sebze ve meyvelere yer verilmelidir. İşlenmiş tahıl ürünleri yerine, tam tahıllı ürünler tercih edilmelidir. Kas kaybını önlemek için protein tüketimi artırılmalıdır (et, süt ürünleri, yumurta ve baklagiller). İşlenmiş etlerden uzak durulmalıdır. Şeker yasak değildir, fakat abartılı, besleyici değeri olmayan yüksek şekerli ürünler tüketilmesi önerilmemektedir. Abartılmadan şeker tüketilebilir. Yağ içeriği yüksek gıdalardan da uzak durulmalıdır. Hem sağlığımız için hem de kemoterapinin etkilerini azaltmak için gün içinde içilen su miktarına dikkat edilmelidir. Kişiye göre değişmekle birlikte ortalama en az 2 litre su tüketilmelidir. Yaz aylarında hava sıcak olduğunda bu 3 litreye de çıkabilmektedir. Günlük tüketmeniz gereken su miktarını mutlaka hekiminize sorunuz.  Yapılan yanlışlardan biri de hem sıvı hem de vitamin alsın diye hastaya meyve suları içirilmesidir. Markette satılan hazır ürünler ya da taze sıkılmış meyve sularının içirilmesinin bir faydası yoktur. Meyvenin kendisini tüketmek daha değerlidir. 

Beslenmenin yanında önemli bir diğer konuda egzersizdir. Yazının başında yasaklar dedim. Günü miskin geçirmek, ben hastayım, sürekli yatmalıyım diyerek sedanter bir yaşam sürmek doğru değildir, yasaktır. Günü mümkün olduğunca, hastalığa, evreye göre aktif geçirmek gereklidir. Mutlaka gün içinde egzersiz yaparak vücut aktif tutulmalı ve kas gücü, yapısı korunmalıdır. Yaşa ve hastalığa uygun bir şekilde evde aerobik hareketleri, açık havada belli bir ritimde yapılacak yürüyüşler, yüzme ve bisiklete binme gibi sporlar tedavi sürecine olumlu katkı sağlayacaktır. Yapabileceğiniz egzersizler konusunda mutlaka hekiminize danışınız. 

Sağlıklı günler dilerim.

Doç.Dr.Erdinç NAYIR

İLGİLİ YAZILAR

10,259BeğenenlerBeğen
11,061TakipçilerTakip Et
8,880TakipçilerTakip Et

TUS’da Başarının Yol Haritası

Hayatta attığın her adım sana özel olmalı Sen gülmelisin hayatına Sen tutmalısın yüreğinde geleceğini Hüzün de neymiş , ne işe yarar ki? Ben yapamam diyerek, ne kadar adım...