Aspirinin Kanser Önleme Kılavuzlarında Yer Alma Zamanı

Aspirinin kanser riskini azalttığı ve kanser önleme kılavuzlarında yer alması gerektiği açıklandı. Amerikan Kanser Derneği’nin yeni raporuna göre, aspirinin kansere bağlı ölüm riskini azaltmadaki muhtemel rolü, aspirinin koruyucu tıpta kullanımına ilişkin klinik kılavuzlarda yer alma zamanının geldiğini gösteriyor. Nature Reviews Clinical Oncology’de yayımlanan raporda, ilk 10 yıllık tedaviyi takiben genel kanser insidansında %10’luk bir düşüşün bile, ortalama riske sahip popülasyonlarda aspirinin yarar ve risk dengesini gösterdiği vurgulandı

Mevcut kılavuzlar, aspirinin hastalıkların önlenmesinde kullanımına ilişkin yalnızca kardiyovasküler yararları içeriyor ve aspirine bağlı kanamanın muhtemel zararını da hatırlatıyor. Günlük aspirin kullanımı ikna edici düzeyde kolorektal kanser ve tekrarlayan adenomatöz polip riskini azaltmakla birlikte, bu yararlar, ortalama riske sahip popülasyonda tek başına aspirine bağlı kanama riskine ağır basmıyor. Ancak, yakın zamanda yayımlanan sekonder kardiyovasüler çalışma analizleri, günlük aspirin kullanımının, düşük dozlarda bile (günlük 75-100 mg), tüm kanserlerin insidansını azaltabileceğini gösteren ilk randomize bulguları doğruluyor.

Aspirinin kanser önleme kılavuzlarında yer alma zamanı gelmedi mi?
Amerikan Kanser Derneği Epidemiyoloji ve Gözetim Araştırma Kurulu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Michael J. Thun tarafından yapılan bu derleme, literatürün kapsamlı bir derlemesi olarak tasarlanmadı; yalnızca aspirinin kanseri önleme aracı olarak kullanılabileceğini gösteren başlıca konular üzerinde durdu. Raporda randomize çalışmalardan alınan yakın zamanda yayımlanan meta-analiz sonuçlarının vasküler olayları önlemek için günlük aspirin tedavisinin 75 mg ve yukarısındaki dozlarda hem genel kanser insidansını hem de genel kanser mortalitesini azalttığı belirtildi.

Günlük düşük doz aspirinin kullanıldığı altı primer korunma çalışmasında, aspirin tedavisi, tedaviye başladıktan 3-5 yıl içinde genel kanser insidansında %20’lik düşüş (meta OR = 0.81; %95 CI 0.67-0.98) ve 5 yıl sonra %30’luk bir düşüş ile (meta OR = 0.70; %95% CI 0.56-0.88) ile ilişkilendirildi. Günlük aspirinin çeşitli dozlarda araştırıldığı 34 çalışmada da kanser mortalitesi 5 yıldan fazla takip sırasında düştü (meta OR = 0.63; %95 CI 0.49-0.82). Şaşırtıcı bir şekilde, gözlemlenen yararın derecesi, 75-100 mg’lık günlük dozlar ile artmadı. Fark edilebilir düzeyde, bu meta-analizlerde gün aşırı 100 mg aspirinin kullanıldığı 10 yıldan uzun süren, kanser insidansı veya mortalitesinde düşüş gösterilmeyen Women Kadın Çalışması (WHS) sonuçları yer almadı.

Randomize klinik çalışmalardan elde edilen veriler, aspirinin kanserin önlenmesinde muhtemel rolünü yeniden düşünmemiz için heyecan verici bir fırsat veriyor. Genel kanser yararının derecesi ve hangi kanser merkezlerinin bu yarara katkıda bulunabilecekleri gibi bazı sorulara henüz yanıt verilememiş olsa da, yeni veriler, FDA ve Avrupa İlaç Ajansı’nın yasal incelemesinden sonra profilaktik tedaviler ile kanserin önlenmesinin klinik kılavuzlara girmesinin çok yakın olduğunu gösteriyor.

KAYNAK: The role of aspirin in cancer prevention. Michael J. Thun, Eric J. Jacobs, Carlo Patrono. Nature Reviews Clinical Oncology, 2012; DOI: 10.1038/nrclinonc.2011.199 (MedikalAkademi)

İLGİLİ YAZILAR

10,259BeğenenlerBeğen
11,061TakipçilerTakip Et
7,379TakipçilerTakip Et

TUS’da Başarının Yol Haritası

Hayatta attığın her adım sana özel olmalı Sen gülmelisin hayatına Sen tutmalısın yüreğinde geleceğini Hüzün de neymiş , ne işe yarar ki? Ben yapamam diyerek, ne kadar adım...