Meme kanseri tanısı sonrasında hazırlanan patoloji raporunda ER, PR, HER2 ve tümör derecesiyle birlikte Ki-67 adı verilen bir değer de görülebilir. Hastaların en sık sorduğu sorulardan biri, “Ki-67 değerim yüksek çıktı, bu ne anlama geliyor?” sorusudur.
Ki-67, tümör hücrelerinin ne kadar hızlı çoğaldığı hakkında bilgi veren önemli bir belirteçtir. Ancak yüksek çıkması, hastalığın yayıldığını veya tedavinin başarısız olacağını tek başına göstermez.
Ki-67 sonucu; hastalığın evresi, tümörün büyüklüğü, lenf bezlerinin durumu, grade, hormon reseptörleri, HER2 ve gerektiğinde genomik testlerle birlikte yorumlanmalıdır.
Ki-67 nedir?
Ki-67, hücrelerin bölünme sürecinde ürettiği bir proteindir. Dinlenme halindeki hücrelerde bulunmaz veya çok düşük düzeyde bulunur.
Patolog, biyopsi ya da ameliyatla alınan tümör dokusunu özel bir yöntemle boyar. Boyanma gösteren hücrelerin toplam tümör hücrelerine oranı yüzde olarak raporlanır. Bu değere Ki-67 proliferasyon indeksi denir.
Başka bir ifadeyle Ki-67, kanser hücrelerinin ne kadar büyük bir bölümünün aktif olarak çoğalma sürecinde olduğunu tahmin etmeye yardımcı olur.
Ki-67 yüzdesi neyi gösterir?
Patoloji raporunda örneğin:
- Ki-67: %5
- Ki-67: %20
- Ki-67: %40 gibi bir sonuç görülebilir.
Ki-67’nin %30 olması, incelenen tümör hücrelerinin yaklaşık %30’unda Ki-67 boyanması saptandığını gösterir. Genel olarak oran yükseldikçe tümörün daha hızlı çoğalma eğiliminde olduğu düşünülür.
Ancak bu oran, tümörün her bölgesinde aynı olmayabilir. Bazı alanlarda çoğalma hızı daha yüksek, bazı alanlarda daha düşük olabilir.
Ki-67 yüksekliği ne anlama gelir?
Yüksek Ki-67, tümörde aktif olarak bölünen hücrelerin oranının yüksek olduğunu gösterir. Böyle bir tümörün daha hızlı büyüme eğiliminde olabileceği düşünülür.
Bununla birlikte yüksek Ki-67:
- Hastalığın metastaz yaptığı anlamına gelmez.
- Kanserin evresini tek başına belirlemez.
- Hastalığın mutlaka tekrarlayacağını göstermez.
- Tedavinin etkisiz olacağı anlamına gelmez.
- Tek başına yaşam süresi hakkında kesin bilgi vermez.
- Tek başına kemoterapi verilmesini gerektirmez.
Ki-67, tümörün biyolojik davranışı hakkında bilgi veren parçalardan yalnızca biridir.
Kaçın üzerindeki Ki-67 yüksek kabul edilir?
Meme kanserinin bütün alt tiplerinde ve bütün laboratuvarlarda geçerli, üzerinde görüş birliği bulunan tek bir sınır değer yoktur.
Uluslararası Ki-67 Meme Kanseri Çalışma Grubu, özellikle erken evre, hormon reseptörü pozitif ve HER2 negatif belirli hastalarda:
- %5 ve altındaki değerlerin düşük,
- %30 ve üzerindeki değerlerin yüksek
çoğalma düzeyini göstermede daha güvenilir şekilde kullanılabileceğini belirtmektedir.
Buna karşılık %5 ile %30 arasındaki değerleri kesin olarak düşük veya yüksek şeklinde sınıflandırmak daha zordur. Bazı patoloji raporlarında veya klinik çalışmalarda %14, %20 ya da farklı eşikler kullanılması da bu standardizasyon sorununun bir sonucudur.
Bu nedenle Ki-67 sonucu, kesin bir matematiksel sınır gibi değil, diğer klinik ve patolojik bulgularla birlikte değerlendirilmelidir.
Ki-67 ile grade aynı şey midir?
Hayır. İkisi birbiriyle ilişkili olabilir ancak aynı bilgiyi vermez.
Grade
Kanser hücrelerinin mikroskop altında normal meme hücrelerinden ne kadar farklı göründüğünü ve tümörün yapısal özelliklerini gösterir.
- Grade 1 tümörler genellikle daha yavaş davranır.
- Grade 2 tümörler orta özelliklere sahiptir.
- Grade 3 tümörler genellikle daha hızlı ve agresif davranma eğilimindedir.
Ki-67
Tümör hücrelerinin ne kadarının aktif olarak çoğaldığını gösterir.
Yüksek grade’li bir tümörde Ki-67’nin de yüksek olması sık görülebilir. Ancak bu iki değer her zaman birbiriyle tamamen uyumlu olmayabilir.
Ki-67 ile kanserin evresi aynı şey midir?
Hayır. Bu iki kavram birbirinden farklıdır.
Evre, kanserin vücutta ne kadar ilerlediğini gösterir. Tümörün büyüklüğü, lenf bezlerine yayılımı ve uzak organ metastazı değerlendirilerek belirlenir.
Ki-67 ise tümör hücrelerinin çoğalma hızı hakkında bilgi verir.
Bu nedenle erken evredeki küçük bir tümörün Ki-67 değeri yüksek olabilir. Benzer şekilde daha ileri evredeki bir hastalıkta Ki-67 daha düşük bulunabilir.
Yüksek Ki-67 sonucu tek başına metastaz olduğu anlamına gelmez.
Ki-67 yüksekliği kemoterapi gerektirir mi?
Hayır. Ki-67 tek başına kemoterapi kararı verdirmez.
Kemoterapi gereksinimi değerlendirilirken şu özellikler birlikte dikkate alınır:
- Hastalığın evresi
- Tümörün büyüklüğü
- Koltuk altı lenf bezlerinin durumu
- Tümörün grade’i
- ER ve PR sonuçları
- HER2 durumu
- Hastanın yaşı ve menopoz durumu
- Eşlik eden sağlık sorunları
- Genetik özellikler
Özellikle hormon reseptörü pozitif ve HER2 negatif erken evre meme kanserinde, Ki-67’nin orta düzeyde olduğu durumlarda yalnızca bu değere bakarak kemoterapi kararı vermek doğru değildir.
Uygun hastalarda genomik testler, tümörün tekrarlama riskini ve kemoterapiden sağlanabilecek olası yararı değerlendirmede daha kapsamlı bilgi sağlayabilir.
Yüksek Ki-67 her zaman kötü bir durum mudur?
Yüksek Ki-67, tümörün daha hızlı çoğalma eğiliminde olduğunu ve bazı hastalarda tekrarlama riskinin daha yüksek olabileceğini düşündürebilir. Bu nedenle prognostik açıdan olumsuz bir özellik olarak değerlendirilebilir.
Ancak hızlı çoğalan tümör hücreleri, çoğalan hücreleri hedefleyen kemoterapilere daha duyarlı da olabilir. Bu nedenle yüksek Ki-67:
“Tedavi etkili olmayacak” anlamına gelmez.
Tersine, bazı yüksek proliferasyonlu tümörlerde sistemik tedaviye belirgin yanıt alınabilir. Sonucun anlamı meme kanserinin alt tipine ve kullanılan tedaviye göre değişir.
Ki-67 neden biyopsi ve ameliyat materyalinde farklı çıkabilir?
Biyopsi sonucundaki Ki-67 ile ameliyat sonrasındaki Ki-67 değeri her zaman aynı olmayabilir. Bunun birkaç nedeni vardır:
Tümörün her bölgesi aynı değildir
Biyopsi, tümörün yalnızca küçük bir bölümünü örnekler. Ameliyat materyalinde ise daha geniş bir alan değerlendirilir.
Boyama ve sayım yöntemleri değişebilir
Dokunun alınmasından laboratuvara ulaştırılmasına kadar geçen süre, dokunun hazırlanması, kullanılan antikor ve değerlendirme yöntemi sonucu etkileyebilir.
Sayılan alan farklı olabilir
Patolog tümörün ortalama alanını veya çoğalmanın en yoğun olduğu “sıcak noktayı” değerlendirebilir.
Arada tedavi uygulanmış olabilir
Biyopsi ile ameliyat arasında kemoterapi, hormon tedavisi veya başka bir sistemik tedavi uygulanmışsa Ki-67 azalabilir ya da değişebilir.
Bu nedenle iki sonuç arasında küçük farklılıkların bulunması tek başına hata olduğu anlamına gelmez.
Ki-67 tedavi sonrasında azalabilir mi?
Evet. Ameliyat öncesinde verilen hormon tedavisi, kemoterapi veya başka sistemik tedaviler tümör hücrelerinin çoğalmasını baskılayabilir ve Ki-67 oranının düşmesine yol açabilir.
Özellikle hormon reseptörü pozitif meme kanserinde, kısa süreli endokrin tedavinin ardından Ki-67’de meydana gelen değişim bazı klinik araştırmalarda biyolojik tedavi yanıtını değerlendirmek için kullanılmaktadır.
Ancak bu yaklaşım her hastada rutin olarak kullanılan bağımsız bir karar yöntemi değildir. Tedavi öncesi ve sonrası değerlerin hangi koşullarda kullanıldığı onkoloji uzmanı tarafından değerlendirilmelidir.
Ki-67 kan tahliliyle ölçülebilir mi?
Hayır. Ki-67 rutin bir kan testi veya tümör belirteci değildir.
Ki-67, biyopsi ya da ameliyatla alınan tümör dokusunda immünohistokimyasal boyama yöntemiyle ölçülür. CA 15-3 veya CEA gibi kanda bakılan değerlerle aynı değildir.
Ki-67 sonucu neden tek başına yeterli değildir?
Meme kanseri tek bir hastalık değildir. Aynı Ki-67 değerine sahip iki hastanın tümörleri farklı hormon reseptörü, HER2, grade, evre ve genetik özelliklere sahip olabilir.
Örneğin Ki-67 değeri yüksek olan:
- Hormon reseptörü pozitif bir tümör,
- HER2 pozitif bir tümör veya
- Üçlü negatif bir tümör aynı şekilde tedavi edilmez.
Bu nedenle patoloji raporundaki tek bir değeri diğer bulgulardan bağımsız yorumlamak yanlış sonuçlara ve gereksiz kaygıya yol açabilir.
Sonuç: Tek bir değere değil, hastalığın bütününe bakılmalı
Ki-67, meme kanseri hücrelerinin çoğalma hızı hakkında bilgi veren önemli bir biyobelirteçtir. Yüksek olması tümörün daha hızlı çoğalma eğiliminde olabileceğini düşündürür.
Ancak yüksek Ki-67; metastaz, ileri evre veya tedavinin başarısız olacağı anlamına gelmez. Kemoterapi kararı da yalnızca Ki-67 sonucuna göre verilmez.
En doğru değerlendirme; Ki-67’nin evre, tümör büyüklüğü, lenf bezleri, grade, ER, PR, HER2 ve gerektiğinde genomik testlerle birlikte yorumlanmasıdır.
Patoloji raporundaki tek bir sayı hastalığın tamamını anlatmaz. Tedavi, tümörün bütün biyolojik ve klinik özelliklerine göre kişiye özel planlanmalıdır.
Prof.Dr.Erdinç Nayır
