Rektum Kanserinde Yeni Dönem: Dostarlimab ile Ameliyatsız Tedavi Mümkün mü?

FDA, 19 Ekim 2026 tarihinde, MSI-H veya dMMR özelliği bulunan evre II–III rektum kanseri hastalarında dostarlimab immünoterapisine hızlandırılmış onay verdi. Bu gelişme, bazı hastaların ameliyat ve radyoterapi olmadan tedavi edilebilmesi açısından önemli bir adımdır.

Rektum kanseri tedavisinde uzun yıllardır cerrahi, kemoterapi ve radyoterapi önemli bir yere sahip. Ancak son yıllarda immünoterapinin gelişmesiyle birlikte, belirli hasta gruplarında tedavi yaklaşımını değiştirebilecek sonuçlar elde ediliyor.

FDA’nın dostarlimab (Jemperli®) için verdiği yeni onay, bu gelişmelerin en dikkat çekici örneklerinden biri.

Peki, bu tedavi kimler için uygun? Ameliyat gerçekten gereksiz hale gelebilir mi? Bilimsel çalışmalar bize ne söylüyor?

Dostarlimab nedir ve nasıl etki eder?

Dostarlimab, bağışıklık sisteminin kanser hücrelerine karşı daha etkili çalışmasını sağlayan bir immünoterapi ilacıdır.

Kanser hücreleri, bağışıklık sisteminden kaçabilmek için bazı mekanizmalar kullanır. Bunlardan biri, bağışıklık hücreleri üzerindeki PD-1 adlı kontrol noktasını kullanarak bağışıklık yanıtını baskılamaktır.

Dostarlimab, PD-1 proteinini hedefleyerek bu baskılanmanın azaltılmasına yardımcı olur. Böylece bağışıklık sistemi kanser hücrelerini daha etkili biçimde tanıyabilir ve onlara karşı mücadele edebilir.

Ancak bu tedavinin etkisi her rektum kanseri hastasında aynı değildir.

FDA onayı hangi hastaları kapsıyor?

19 Ekim 2026 tarihinde verilen hızlandırılmış FDA onayı, MSI-H (mikrosatellit instabilitesi yüksek) veya dMMR (DNA yanlış eşleşme onarım sistemi bozukluğu) özelliği bulunan, evre II–III lokal ileri rektum kanserli yetişkinleri kapsamaktadır.

Bu özelliklerin belirlenmesi için tümör dokusunda patolojik veya moleküler testler yapılır.

MSI-H ve dMMR özellikleri, kanser hücrelerinin DNA’da oluşan bazı hataları düzeltme mekanizmasının bozulduğunu gösterir. Bu tümörlerde biriken genetik değişiklikler, bağışıklık sisteminin kanser hücrelerini tanımasını kolaylaştırabilir.

Bu nedenle MSI-H/dMMR özellikli tümörler, PD-1 inhibitörleri gibi bazı immünoterapilere daha duyarlı olabilir.

AZUR-1 çalışması: Bilimsel veriler ne gösteriyor?

FDA’nın hızlandırılmış onayını destekleyen temel araştırma, AZUR-1 adlı klinik çalışmadır.

Bu çalışma, daha önce tedavi edilmemiş, MSI-H veya dMMR özelliği bulunan lokal ileri rektum kanseri hastalarında dostarlimabın etkinliğini değerlendirdi.

Çalışmanın temel özellikleri:

  • 154 hasta tedavi edildi.
  • Araştırma tek kollu olarak yürütüldü; yani eş zamanlı bir standart tedavi karşılaştırma grubu bulunmuyordu.
  • Medyan takip süresi yaklaşık 26,3 ay olarak bildirildi.
  • Hastalar dostarlimab tedavisinin ardından klinik muayene, endoskopi ve görüntüleme yöntemleriyle değerlendirildi.

Klinik tam yanıt oranları

Çalışmada dikkat çeken sonuçlardan biri, bazı hastalarda tedavi sonrasında klinik olarak saptanabilir tümör bulgusunun ortadan kalkmasıydı.

FDA’nın değerlendirmesinde, 12 aylık sürdürülebilir klinik tam yanıt oranı:

  • Bağımsız merkezi değerlendirmeye uygun 116 hastada %47,
  • Araştırmacı değerlendirmesine uygun 144 hastada %68 olarak bildirildi.

Bu iki oran farklı değerlendirme yöntemlerine ve hasta gruplarına dayanmaktadır. Dolayısıyla birbirleriyle doğrudan eşdeğer kabul edilmemelidir.

Ayrıca çalışmada, toplam 154 hastanın 110’unda dostarlimab sonrasında kemoterapi, radyoterapi veya cerrahi gibi ek tedaviler uygulanmadan ve hastalık ilerlemesi görülmeden izlem sürdürüldüğü bildirildi.

Bu sonuçlar, seçilmiş hastalarda organ koruyucu bir tedavi yaklaşımının mümkün olabileceğini göstermektedir.

Rektum kanserinde ameliyat artık gereksiz mi?

Hayır. Bu FDA onayı, rektum kanserinde ameliyatın artık gereksiz olduğu anlamına gelmiyor.

Standart tedavide cerrahi, birçok hasta için hâlâ önemli ve etkili bir seçenektir.

Ancak MSI-H/dMMR özellikli belirli hastalarda immünoterapiye güçlü yanıt alınması, ameliyat yapılmadan yakın izlem seçeneğini gündeme getirebilir.

Bu yaklaşım özellikle rektumun korunması, kalıcı stoma ihtimalinin azaltılması ve tedaviye bağlı bazı uzun dönem yan etkilerin önlenmesi açısından önemlidir.

Bununla birlikte ameliyatsız izlem kararı, deneyimli ve multidisipliner bir ekip tarafından verilmelidir. Her hasta için güvenli veya uygun olmayabilir.

Sonuç

Rektum kanserinde dostarlimab için verilen yeni FDA onayı, kanser tedavisinin giderek daha fazla tümörün biyolojik özelliklerine göre kişiselleştirildiğini gösteriyor.

Özellikle MSI-H/dMMR özelliği bulunan hastalarda immünoterapi, bazı durumlarda ameliyat ve radyoterapi uygulanmadan hastalığın kontrol altına alınmasını sağlayabilir.

Ancak hasta seçimi, tedaviye yanıtın değerlendirilmesi ve uzun dönem takip, bu yaklaşımın güvenli uygulanabilmesi için vazgeçilmezdir.

Rektum kanseri tanısı alan hastalarda MSI-H/dMMR durumunun belirlenmesi, tedavi seçeneklerinin doğru değerlendirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.

Prof.Dr.Erdinç Nayır

Kaynaklar

  1. U.S. Food and Drug Administration (FDA). FDA Grants Accelerated Approval to Dostarlimab for Locally Advanced Rectal Cancer. 19 Ekim 2026.
  2. FDA onayına esas alınan AZUR-1 klinik çalışması ve düzenleyici etkinlik değerlendirmeleri.
  3. Cercek A. ve arkadaşları. PD-1 Blockade in Mismatch Repair–Deficient, Locally Advanced Rectal Cancer. New England Journal of Medicine. 2022;386:2363–2376.

İLGİLİ YAZILAR

TUS’da Başarının Yol Haritası

Hayatta attığın her adım sana özel olmalı Sen gülmelisin hayatına Sen tutmalısın yüreğinde geleceğini Hüzün de neymiş , ne işe yarar ki? Ben yapamam diyerek, ne kadar adım...