Safra Kesesi ve Yolu Kanserleri

Safra, karaciğerde üretilerek bağırsağa dökülen bir salgıdır. Safranın iki fonksiyonu vardır, birincisi karaciğerden atılması gereken maddelerin vücuttan uzaklaştırılmasına aracılık etmek, ikincisi ise yağlar ile yağda eriyen vitaminlerin emilimini sağlamaktır. İşte bu safra salgısı, safra kesesinde depolanır, yoğunlaşır ve sindirim sırasında kullanılır. Safra kesesinden akan safra salgısı ise safra yolu ile bağırsağa geçer. Safra kesesi ve yolunu döşeyen hücrelerde kontrolsüz bir çoğalma olursa bu bölgelerde kanserleri görebilmekteyiz.

Nedenleri ve risk faktörleri

Safra kesesi kanseri risk faktörleri:

  • Safra kesesinde taş varlığı
  • Safra kesesi duvarında sertleşme
  • Tifo taşıyıcılığı
  • Obezite
  • Otomotiv, kauçuk, tekstil ve metal endüstrilerinde çalışmak ve bu alanlarda toksik maddelere maruz kalmak
  • Doğum kontrol hapı kullanımı

Safra yolları kanseri risk faktörleri:

  • Safra yollarının parazit enfeksiyonları
  • Sklerozan kolanjit adı verilen safra yollarında doku sertleşmesiyle giden iltihabi hastalığın varlığı
  • Safra yollarında uzun süren enfeksiyon
  • Safra yollarında taş veya kist
  • Asbest, radon maruziyeti
  • Alkol tüketimi

Her kanserin farklı risk faktörleri vardır. Bu risk faktörlerinin birinde olması demek o kişinin kesin bahsedilen kansere yakalanacağı anlamına gelmemektedir. Risk faktörleri olmadan da kanser hastalığına yakalanan hastaların da bulunduğu unutulmamalıdır. Risk faktörleri olan kişilerin kanser açısından farkındalığı artmalı ve doktor kontrollerini daha iyi bir şekilde yaptırmalıdır.

Belirtileri

Safra kesesi kanseri hiç belirti vermeden, safra kesesinde taş nedeniyle ameliyata alınan hastalarda tesadüfen ortaya çıkabileceği gibi bazı belirtilere de sebep olabilir. Safra kesesi kanseri belirtileri:

  • Sarılık varlığı
  • Karın ağrısı
  • Sindirim ile ilgili problemler
  • Bulantı – kusma
  • Kilo kaybı
  • İdrar renginde koyulaşma, beyaz renkte dışkı

Safra yolu kanserlerinde belirtiler de safra kesesi kanserleri belirtilerine benzerdir:

  • Karaciğerin fonksiyonlarını gösteren testlerde bozukluk
  • İdrar renginde koyulaşma, beyaz renkte dışkı
  • Sarılık, kaşıntı
  • Karın ağrısı, bulantı ve kusma
  • Kilo kaybı

Tanısı

Safra kesesi ve yolu kanserlerini erken saptamak için önerilen özel bir tarama testi bulunmamaktadır. Yukarıda bahsedilen belirtileri olan hastada muayene sonrası kan tahlilleri ve filmler istenmektedir.

Kan tahlillerinde bilirubin, ALP ve GGT adı verilen testlerin yüksek olması, kanser belirteçlerinden CA 19-9 düzeyinin artması safra kesesi veya safra yolu kanserlerine işaret edebilir. CA 19 – 9 düzeyi, normal sağlıklı bireylerde veya kanser dışı hastalıklarda da yükselebileceği unutulmamalıdır, bu düzeyin artması direk kanser tanısı koymamaktadır.

Film olarak da sarılığı olan, karaciğer tahlilleri bozulmuş bir hastada öncelikle karın bölgesinin ultrasonu (USG) yapılmaktadır. USG sonrasında manyetik rezonans görüntüleme, bilgisayarlı tomografi veya manyetik rezonans kolanjiopankreotografi (MRCP) tetkikleri tanı için yapılmaktadır.

Çekilen filmler sonucunda o bölgede bir kitle saptanmışsa o zaman biyopsi planlanmaktadır. Biyopsi ile alınan örneğin patolojide incelenmesi sonucu kanser tanısı konulmaktadır.

Tedavisi

Kanser tanısı konulan hastada öncelikle hastalığın evrelemesi yapılmalıdır, yani hastalığın vücuttaki yaygınlık derecesi belirlenmelidir. Çekilen filmlerle hastalığın yaygınlığı ortaya konulmakta ve sonrasında tedavi planlanmaktadır. Tedavi planı yapılırken hastanın kan tahlilleri, hastanın yaşı, ek hastalıkları ve muayenesinde saptanan bulguları göz önünde bulundurulur. Unutulmaması gereken nokta, kanser tedavisi kişiye özgüdür, herkesin tedavisi aynı değildir.

Safra kesesi ve safra yolları kanserleri erken saptanırsa cerrahi yöntem yani ameliyat tercih edilir. Ameliyat ile safra kesesi, yolu ve karaciğerin bir kısmı çıkartılmaktadır. Ameliyattan sonra tekrarlama riskini azaltmak için de çoğu hastaya kemoterapi verilmektedir. Kemoterapi, kanser hücrelerini öldürmek için verilen ilaç tedavisidir.

Ameliyatın uygun olmadığı hastalarda kemoterapi ve radyoterapi (ışın tedavisi) verilebilmektedir. Cerrahi sonrası kanserin tamamı alınamamış, ameliyat yapılamamış veya kanseri o bölgede tekrarlamış hastalarda radyoterapi tek başına veya kemoterapi ile uygulanabilmektedir.

Sağlıklı günler dilerim.

Doç.Dr.Erdinç Nayır

Önceki İçerikRahim Ağzı (Serviks) Kanseri
Sonraki İçerikTestis Kanseri

İLGİLİ YAZILAR

10,259BeğenenlerBeğen
11,061TakipçilerTakip Et
7,373TakipçilerTakip Et

TUS’da Başarının Yol Haritası

Hayatta attığın her adım sana özel olmalı Sen gülmelisin hayatına Sen tutmalısın yüreğinde geleceğini Hüzün de neymiş , ne işe yarar ki? Ben yapamam diyerek, ne kadar adım...